Ana Sayfa > Yorum > BİR YAZI VE BİR YORUM

BİR YAZI VE BİR YORUM


06-09-2008 12:26

             EDİTÖR             

Ecz. Can Yetişen'in bir foruma yazdığı yazıya benden bir yorum.

Teşbihte hata olmaz

 
 Ecz. Can yetişen'in yazdığı yazı :
 

ECZACI ODASINA, TEB’E VE ECZACILARA AÇIK ÇAĞRI

 

Tüzel kişiliğinizin olduğunu biliyorsunuzdur. Eczacı odası ile TEB tüm eczacıların hak ve çıkarları için her türlü yasal yolu kullanabilirler.

 

Bir de serbest eczanelerin kuruluşu işveren sendikası TEİS var. Adamlar o tüzel kişiliğini sonuna kadar ve sıcağı sıcağına kullanıyorlar. Eczacılar için bir şeyler yapmak için olağanüstü gayret içindeler ve ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Tercihleri bizlerden yana.

 

Siz oda yöneticileri ve TEB ise, bir şeyler yapmak için değil de bir şeyler olmak için enerjinizi harcıyorsunuz. Tercihleriniz bizlerden yana değil, kişisel.

Gündeme yine eczanelerin yok edilmesi için bitmek tükenmek bilmeyen hükümet uygulamalarından biri daha girdi.

İlaç firmalarının sosyal güvenlik kurumlarına yaptığı kamu kurum iskontosu oranları artırıldı. Yaşına bakılmaksızın tüm ilaçlar için bu oran asgari %11 oldu. Yani %4 olan ve eczanelerin stoklarında çok fazlaca yer alan ilaçların KKİ oranı ilacın perakende satış fiyatı üzerinden %7 artarak %11 oldu.

Eczaneler yine raflarında ki ilaçların satış fiyatı üzerinden %7 oranında bedelsiz kamulaştırıldı. Devamında ise KKİ’lerden uğrayacağımız zararımız artarak devam edecek.

TEB ise, bu artarak devam edecek zarara evet deyip attığı adımdan geri dönerek, eczacı iskontosunda yarım puan daha indirim yaptırarak ağzımıza bir parmak bal daha çaldı.

TEB ile birlikte ilk defa zafer elde ettik diye yırtınıp duran eczacı odamız hala yaygaraya devam eder mi diye sormayın, işleri bu, ederler. KKİ’ler için fatura düzenlettirenler mahkemeye gideceğiz diyenler yine utanmayacak ve suratınız yine kızarmayacak değil mi?

Kurtaracağım diye yola çıktıklarını söyleyenler 8.500 eczaneye bir tekme de kendileri vurdu. Yakışır size..

İlaç firmaları ile hukuksal temelde olmayan KKİ anlaşması M.Ö. 10–12 bin sene öncesi olduğu gibi sözlü olarak 2004 yılında yapılmıştı. Bu sözlü anlaşmaya güvenerek eczaneler adına kamu ilaç alım protokolünü imzalayan zamanın TEB merkez heyeti başkanı şimdi AKP milletvekili. Bu heyetin geri kalanları ile onları kayıtsız şartsız destekleyen oda başkanlarının bir kısmı hala TEB heyeti üyesi, bir kısmı yeni TEB heyeti üyesi, bir kısmı hala oda başkanı ve yöneticisi veya delegedir.

Yani 2004 yılının merkez heyeti üyeleri ile oda yöneticileri hala eczacıları yönetiyorlar. Eczaneleri yok etme projesine verdikleri desteğin nelere mal olduğunu görerek hatalarını telafi etmeleri için umud edip durduk.2008 Eylül ayı itibarıyla bu umudlarımızı hep boşa çıkardılar. Bunlara katılan 2004 yılının muhalifi, şimdinin TEB ile birlikte iktidarı paylaşan yöneticileri, yine umudlarımızı boşa çıkardılar.

Futbol takımı tutar gibi taraf olarak oy verdikleri ekibin her yaptığına sonuç itibarıyla EVET deme alışkanlığı bu ülke ye çok pahalıya mal oldu ve ne yazık ki hala olmaya devam ediyor.

Eczacılarda aynı mantıkla hareket ettiği için bu günlere geldik ve artık kesin olarak yok olacak 10.000 civarinda eczaneden herkes bahsediyor.

Ancak ne yazık ki, yok olmak bile eczacıların alışkanlığını bozamadı, körü körüne “hep destek tam destek” gibi faşist bir tavırla şuursuz veya küçük düşünme alışkanlığı ile şahsi çıkarlar uğruna destekler yine devam ediyor.

Bu olumsuzluğa rağmen, hala tüm oda ve TEB yöneticisinden perişan halde olan eczaneler bir şeyler yapmalarını istiyorum.

 

Eczane sahiplerinin kuruluşu olan işveren sendikasının ise bir şeyler yapmak için çabaladığını görmek umudlarımızın tamamen yok olmasına engel oluyor.

 

KKİ’yi %7 artıran Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun karar verme yetkisi yoktur.

Bu komisyon hala yürürlüğe girmemiş olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanununun 72. maddesi gereği faaliyet yapacak bir komisyondur.

Yürürlükte olmayan bir kanuna istinaden kurulan ve eczanelerin milyarlarca zarar etmesine neden olan kararlar alabilen komisyonların, kurumların sorgulanmadığı bir ülke oldu Türkiye’miz.

Yöneticiler lütfen siz sorgular mısınız? Bir şey çıkmaz dediğinizi adım gibi biliyorum. Bu tavrınızın teslimiyetçi bir tavır olduğunu da biliyorum, ancak yine de görevinizi hatırlatıyor ve hemen itirazlarınızı yapmanızı talep ediyorum.

Yine 2007 yılı SUT ve TUT’u da gücünü yürürlükte olmayan aynı 5510 sayılı yasadan alıyormuşçasına hukuka aykırı bir tebliğ ile görev alanı ve yetkisi yine 5510 sayılı yasa ile oluşacak hukuki durumu kesinleşmemiş SGK’ca yürürlüğe sokulmuştu.

Danıştay’a da bir şeyler oldu ki, bu konuda ki itirazlarımıza “ Ha ne olmuş, anlamadım, Allah Allah öyle mi yapmışlar, cık cık, cık..” gibisinden cevaplar vererek bu kanunsuzluğa ve hukuksuzluğa göz yummuştur.

Şu anda ki SUT ve TUT hukuki mesnetten hala yoksundur. SGK birçok işleyişi ile hele ki eczaneler ile anlaşma yapması, sağlık hizmetinin nasıl olacağı konusunda kararlar alması gibi konularda hala 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girmesine muhtaç olduğu için hukuksuz işlemler yapmaktadır. Yaptığımız 2007 ve 2008 protokolü ve anlaşmaları da bu cihetle hukuki değildir.

AKP gibi tek başına hükümet olan siyasi partiler ülkeyi yönettiği zaman hukuk falan hak getire. Resmen 10 bin yıl öncesinin toplulukları gibi yönetiliyoruz.

Aslan muhalefet CHP bu tür hukuksuzluklara kulaklarını tıkamış  kör tuttuğunu beller gibi sadece “laik Cumhuriyet elden gidiyor”  diyor.

Emperyalizm işbirlikçileri ile ülkemizi tarumar ediyor. Fakirlik, yoksulluk had safhada, bırakın az tahsillileri üniversite bitirmiş dürüst, namuslu, vicdan sahibi, laik, çağdaş değerlere sahip vatandaşlarını bile yoksullaştırarak gözden çıkarmış, emperyalizme hizmet eden bir hükümete karşı hala sosyal ve ekonomi-politikasını tespit edip umud olmayı becerememiş bir muhalefet ile uçurumdan uçuruma sürükleniyoruz.

Ya siz oda yöneticileri ve bunları kayıtsız şartsız destekleyen eczacılar siz neler yapıyorsunuz. Bir CHP kadar bile olamadınız. Adam hiç olmazsa laikliğe sahip çıkıyor. Sizler ise ne anti-laikliğe ne de emperyalizme karşı çıkıyorsunuz.

Sahi siz kimsiniz.

AKP yandaşı neo-liberallerden misiniz, yoksa futbolcu musunuz?

 

Ecz. Can Yetişen


Sayın Ecz. Can Yetişen yukarıdaki yazıyı TEB ve odalara sitem etmek için yazmış. Yazının içeriği ile ilgili doğru bulduğum veya bulmadığım birçok şey var. Ben bu yazıda sadece TEİS’le ilgili kısımlarla ilgileneceğim. Diğer kısımlarla da muhatapları ilgilenir herhalde (ilgilenmek isterlerse).

 

Yazısında TEİS’in çalışmalarından övgüyle bahsederek, TEİS’in tercihinin eczacıdan yana olduğundan bahsetmiş. Ancak bunu söylerken bile kendince bir eleştiri getirmeyi ihmal etmemiş. Nasıl mı? “Serbest eczanelerin kuruluşu işveren sendikası TEİS” sözüyle. Bu eleştiriyi kelimelerin arasına sıkıştırmış.

 

Kendisini hiç tanımam ama bu sabit fikirli yaklaşımını TEİS’in kurulduğu ilk günlerden beri çeşitli kişilerin ağzından duymaktayım. İŞVEREN sendikası. Bu rahatsız etmiş kendilerini ve aynı şekilde düşünen bir kısım eczacıyı. Oysa isteseniz de istemeseniz de İŞVEREN olduğunuz gerçeği orada duruyor. Evet, biz eczacılar aynı zamanda işimizin emekçileriyiz. Bir fabrika patronu gibi lüks odamızda puromuzu içerken, fabrikada çalışan işçilerimiz bizi biraz daha zenginleştirmek için ter dökmüyor. Biz de işçilerimizle birlikte, eczanemize geliyor ve onlarla omuz omuza çalışıyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz. Ancak ne yaparsanız yapın yanınızda çalıştırdığınız kişilerin işverenisiniz. Onların ücret bordrosuna ve SSK beyannamesine İşveren diye imza atıyorsunuz. İşyeri sahibi kişilerin tabii olduğu BAĞKUR sistemine dâhil oluyor ve buraya prim yatırıyorsunuz. Kısacası isteseniz de istemeseniz de İŞVEREN olarak adlandırılıyorsunuz. Bunun yanı sıra ben İŞVEREN olmaktan da gurur duyuyorum. Çünkü hiçbir işçimin hakkını yemiyorum ve onlara iş imkânı sağlamanın onurunu yaşıyorum. Tabii bir de bakanlık karşısında size uydurdukları bir gömlek var. Sendika kuracağım diye gittiğinizde ne iş yaptığınıza bakıyor ve “siz işveren sendikası kurabilirsiniz” diyorlar.

 

Bütün bu açıklamalar ışığında İŞVEREN SENDİKASI TEİS’in doğru işler yapmasını 2 yıldan sonra kabul etmenizde benim için heyecan verici oldu. Bu beğenmediğiniz işveren sendikası 2006 yılından bu yana çok önemli işler başardı. Ancak sizin bu konudaki takdirinizi işitmek zorlu bir doğum gibi oldu. Neyse TEİS doğru yolda her geçen gün daha da güçleniyor. En zorlu muhalifleri bile birer birer TEİS’in öneminin farkına varıyor. Keşke TEB ve odalarımızda aynı hırsı taşısalar da kol kola neleri başarabileceğimizi herkese gösterebilsek.

 

Şimdi de benim size bir eleştirim var. İŞVEREN SENDİKASI TEİS’in çalışmaları umutlarınızı madem canlı tutuyor, yanlış bilmiyorsam sizde bir eczane sahibi olarak neden TEİS’in bünyesinde değilsiniz. Bakın birilerini eleştiren insanların kendileri bu konularda hassas olmalıdır. Siz mesleğiniz için ne yapıyorsunuz? İyi işler yaptığını söylediğiniz sendikanın yapısında yer almak neden zorunuza gidiyor. Yoksa eleştirdiğiniz sabit fikirli kişilerin duyguları sizi de mi esir alıyor?

 

Bu söylediklerim şahsınızda sizin gibi hareket eden birçok meslektaşımadır. Ağzını açan herkes TEİS’in çok iyi işler yaptığını, mesleğimiz için fedakârca çalıştığını söylüyor ama iş, elini taşın altına koymaya gelince kimse ortaya çıkmıyor.

 

Değerli meslektaşım,

 

ne TEB merkez heyetini ne de oda yönetimlerini eleştirmeye fazlaca hakkınız olmadığını düşünüyorum. İnsanlar layık oldukları gibi yönetilirler. Bu yöneticiler bize gökten indirilmedi. Biz seçtik. Yaptıkları da yapmadıkları da hem onların hem de onları seçenlerin günahıdır. Mesleği için parmağını bile kıpırdatmadan düzelmesini bekleyenler maalesef bunu göremeyecekler. Bu meslekte sadece mücadele edecek cesareti gösterebilenler kalacaktır. Hani şu ilk etapta kapanacağı söylenen 8000 eczane var ya bunların büyük bir kısmı hala eczanesinde hiçbir şey yapmadan kaçınılmaz sonu beklemektedir. Maalesef onlar için yapılacak fazla bir şey kalmamıştır.

 

Saygılarımla.

Ecz. Mehmet Saydan


3.5 / 5 (10 Oy)
GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞINIZ
(Yayınlanmasını istemediğiniz sadece editöre hitaben yazdığınız yorumlarınızın başlık kısmına "YAYINLANMASIN" yazınız)

Ad-Soyad veya rümuz(Zorunlu alan):
E-Posta (Buraya bir mail adresi yazılmalıdır.Gerçek olması şart değildir):
Başlık (Buraya yazının başlığını kopyalayıp yapıştırınız)
Yorumunuz:


 OKUYUCU YORUMLARI


FOTOĞRAF GALERİSİ
 
 

    

Powered by: PHPCow.com